23/5/2008 - İsRaF

Eger dosta ve düsmana iyi görünmek istersen ömrünü düzensiz geçirme, bos yere harcama. Ömrü bosa geçen, avamdan sayilir. Öyleyse kendi isinin düzenini iyi koru.
Çok sakalasma. (Saka serrin kilavuzudur, savas sakadan kopar) derler. Ama iyi sakalar yapabilirsen yap, iyi saka yapmak ayip ve günah degildir. Saka iyidir, ama saçma sapan saka yapma. Sakayi senden asagi kisilerle yapma, tâ ki itibarin eksilmesin. Çok saka yapan hafife alinir, sakanin fazlasi, insanin degerlerini giderir ve kötüleri, aleyhine cesaretlendirir. Sakalasmayi o derece ayarla ki, yemege atilan tuz gibi olsun. Yemege atilan tuz, çok olunca yemegin lezzetini nasil giderirse, saka da öyledir. Azi karar, çogu zarar. Çok az olursa gönlümüzün nesesi yerine gelmez. Saka, gönüldeki donuklugu ve o ise karsi dogan bikkinligi giderecek kadar olmali.
Eger sakayi terk edemiyorsan bari kendi akraninla yap, tâ ki onlarin sözü sana agir gelmesin.
Çok saka insanin bütün hünerini hor eyler, kisi ne kadar agir basli ve hünerli olursa olsun, adi mizahla ugrasirsa, hafif ve itibarsiz olur. Çünkü sen ne söylersen, ister istemez cevabini isitirsin. Sen baskasina ne yüklersen, sana da o kadar yük gelir.
***
Ne kazanirsan dogru ve uygun yerden kazanmaya çalis, tâ ki oradan kazandigin içine sinsin. Kazancini telef etme, dagitma; yani olur olmaz yere harcama. Mali saklamak kazanmaktan daha güçtür. Çünkü parayi çok kisi kazanir, ancak saklamasini, harcamasini bilmedigi için yine de cimrilikten kurtulamaz. Çalis, dünyalik biriktir. Eger bir gün ihtiyacin olursa, toplayip biriktirdiginle istedigini satin alirsin. Sonra çalis ki, o harcadigin kadarini yerine koyasin. Eger hep keseden yersen, aldiginca yerine koymazsan, Karun kadar malin olsa da çabucak yok olur.
Gönlünü bir seye simsiki baglama. Eger o sey ansizin elinden giderse üzülmezsin. Yani zenginlige büsbütün "Bana kalsin" diye gönül baglama. Eger basina yoksulluk gelirse, üzülüp gönlün daralmasin. Eger malin çok olursa, bir gün yoksul olacagini düsün, o mali ihtiyatla, ölçülü harca. Çünkü ölçülü harcayinca mal ne kadar az olsa da sonunda bir sey kalir, ama ölçüsüz harcayinca mal ne kadar çok olursa olsun sonunda hiçbir sey kalmaz. (Zahmetle saklamak, zahmetle istemekten iyidir) demislerdir. Eline degeri az olan bir sey geçerse, bundan ne olur deme, onu saklamaya çalis. Çünkü degeri az olan seyi saklayamayan degeri çok olani hiç saklayamaz.
***
Hangi isi yaparsan yap, tembel davranma. Tembellikten utan, tembellik bahtsizligin basidir. Her ise emek ver. Emek verilen isin sonu, tembellikten iyi olur. Çünkü emek vermekle elde edilen, ne kadar çok olursa, tembellikte de o kadar eksilir. Yazik degil mi, bir anlik emek yüzünden elde edilecek seyi tembellik yüzünden yitiresin. Öyleyse geri durmak akillica bir is degildir; yoksa muhtaç olarak yasarsin. Bilmis ol ki, muhtaç olduktan sonra, "Ah n'olaydi emek çekseydim, tembellik etmeseydim, simdi lâzim olan seyi elde etseydim" deyip pisman olmanin faydasi olmaz.
Çalis ki emeginin neticesini yine sen yiyesin, tâ ki emegin bosa gitmesin. Sende degerli bir sey varsa ve birisi o sevdigin seyi senden isterse, eger lâyiksa ondan esirgeme. Çünkü ne olursa olsun, kisi mezarina bir sey götüremez. Harcamani gelirine göre yap, tâ ki yoksulluk atesi sana yol bulamasin. Elinde olanla yetin, çünkü kanaat ikinci zenginliktir. Sakin açgözlü olma. Çünkü sana yük olacak sey nerede olsa yetisir.
***
Israf etme. Israfi hos görme, kötü bil. Çünkü israf Allahü teâlânin sevmedigi seydir. Onun sevmedigi sey kullar için ugursuzdur. Allahü teâlâ (Israf etmeyin, Allah israf edenleri sevmez) buyuruyor. Madem ki Allahü teâlâ müsrifi sevmiyor, sen de israfi sevme. Her felaket bir sebepten dolayi gelir. Yoksulluk da bir felakettir ve onun sebebi israftir. Israfin fakirlikten baska sonucu yoktur. Insanin kendi ihtiyaci için harcadigi sey israf degildir. Israf, gereksiz yerlere harcanan seydir; ne dünyasina, ne de ahiretine yaramayan seydir. Sözde, sohbette, yemekte, içmekte ve her bir iste israf iyi degildir. Çünkü israf, teni eritir, nefsi incitir, cani daraltir ve diri insani öldürür. Devamli israf ederek rizkinin kapisini üstüne kapama. Gücün yettigince kendini hos tut, kendi isin için gerekli harcamadan kaçinma. Bir sey senin için ne kadar aziz olsa da, kendi canindan daha aziz olmasin. Kisacasi, elde ettigini ölçüyle harcamaya çalis.
Dünyada iki sey vardir: Halk birinden kaçar, öbürünü sever. Biri zahmet, digeri rahatliktir. Ama ikisi de insana gereklidir. Çünkü zahmet çeken rahata erer, rahat yasayan zahmete ermedikçe olmaz. Bugünkü zahmet yarinin rahatidir, yarinki rahatlik da önceki günün zahmetidir. Ne elde edersen, ikisini harca, ikisini sakla. Ne kadar ihtiyacin olursa olsun bundan fazlasini harcama, zamanla birikir, bir zaruret aninda ihtiyaç olur. Iste o her gün artani biriktir ve küçük bir ihtiyaç için ona dokunma, onu unut. Biriktirince böyle biriktirmek gerekir. Eger yaslanmadan ölürsen "Hayirli kisiydi, mirasçisina bu kadar miras birakti" derler. Yaslanirsan zaten isten güçten kalirsin, o zaman bu biriktirdigin sana destek olur.
Borç edinme, bir seyini rehine koyma. Buna benzer islerden dolayi halk içinde hor ve itibarsiz görülürsün. Öyleyse bu isleri kendine büyük günah bilmelisin. Bir dostuna ödünç vermissen, artik ona malimdir deme, o parayi o dosta bagisladin farz et. O dostun kendiliginden vermedikçe isteme, tâ ki gecikmesi sebebiyle dostluk bozulup kesilmesin. Çünkü borcun gecikmesi, dostu çabuk düsman eder, ama düsmani dost etmek güçtür. Düsmani ve dostu bilmemek çocuklarin isidir. Dostu düsmandan ayirmak ve akillica davranmak gün görmüs yaslilarin isidir. Elinde olandan ihtiyaç sahiplerine vermeyi esirgeme. Kimsenin malina da tamah etme ki, halkin gözünde büyüyesin. Kendi malini kendinin, elin malini da elin bil.
***
Dogru için de olsa, yemin edici olma, çok yemin edici olarak taninma, tâ ki mecbur kalip da yemin edersen yeminine inansinlar. Her ne kadar zengin olsan da güvenilir, dogru sözlü ve iyi isim yapmis olmazsan kendini yoksul bil. Çünkü yalan söyleyenlerin ve kötü isim yapmis olanlarin sonu yoksulluktur. Kimseyi aldatmamaya çalis ve sakin aldanma, hele alis ve veriste. Çünkü insan alis veriste çabuk aldanir.
Bütün islerde sabirli ol, aceleci olma. (Sabretmek ikinci akilliliktir) demisler. Yani bir kisinin ne kadar akli olursa ve bir isini sabirla islerse, akli o kadar çok olur.
Her iste kendi isinden habersiz olma, gafillik ikinci ahmakliktir. Yani gafil olan kisi ne kadar akilsizsa, ahmakligi ve akilsizligi bir o kadar daha artar. Sonra her iste bezgin olma, bezginlik ikinci cahilliktir. Eger sana is ve güç kapansa, tezce isini açmaya çalis, isin düzelmeye yüz tutuncaya kadar sabret, çünkü hiç bir is aceleyle iyi olmaz.
***
Eger ev almak istersen öyle bir yerden satin al ki, o mahallenin halki iyi kisiler olsun. Önce komsularina bak evini al, (Önce komsu, sonra ev) demislerdir. Evi alinca komsuna çok hürmet et. Mahalle halkiyla iyi geçin, hastalarini sor, ölüsü olana bassagligi dile, cenaze merasimine katil. Komsunun sevinilecek bir isi olursa sen de birlikte sevin, eger üzülecek bir isi varsa sen de birlikte üzül. Imkânin ölçüsünde komsuna hediye ver, yiyecek giyecek gibi... Çünkü sen komsularinla iyi geçinecek olursan, o mahallenin ileri gelenlerinden olursun. Komsunun çocugunu görünce sev, oksa, mahallenin yaslilarini agirla ve hürmet et. alıntıdır!
|